Yunanistan turu süresince sıkça sorulan sorular (SSS) ve Notlarım


Soru : Epey bir ören yeri girişi yapıyorsunuz. Türkiye'deki gibi müze kart uygulaması mevcut mu ? Bilet fiyatları ne civarlarda ? Son olarak Türkiye'deki ören yerleri ile mukayese edebilir misiniz ?
Cevap : Doğrudur. Tarihe merakımdan dolayı epey bir ören yeri dolaştık. Malesef Türkiye'deki MüzeKart uygulaması burada yok. Heryer için ayrı bilet alıyorsunuz. Sadece Atina merkezde 6 ören yeri için toplu bilet satışı vardı. €30 ya satın aldık. Giriş ücretleri €8-€20 arası yetişkinler için değişiyor. Ben ilk 4-5 ören yeri sonrası uyandım ve yanımdaki Amatör Denizcilik Kaptan Ehliyetini gişedeki görevlilere Gemi Okulu öğrencisiyim diye yutturup €4-10 arası biletleri satın almayı başardım. Kabul etmeyen, itiraz eden yer de olmadı.
Mukayese konusuna gelirsek; Türkiye bu konuda on gömlek ileride. Bizde restorasyon daha başarılı. Eserler daha diri ve ayakta. Tarihi mekanlar daha temiz. Türkiye'de bir müzeye girince görevliler bekçi edasında peşinize takılıp sizinle dolaşmıyor.






 
Soru : Bodrum-Kos Adası ve Kos Adası-Pireas arası feribot ücreti ne kadar ödediniz ? Nereden temin ettiniz ? Zaman olarak ne kadar yolculuk sürdü ?
Cevap : Bodrum-Kos Adası feribot biletini Bodrum gümrükteki acenta ofislerinden temin edebiliyorsunuz. Bir kişi ve bir motosiklet için 152 TL ödeme yaptım. Yolculuk 1 saat - 15 dakika sürüyor.
Kos-Preas arası feribot biletini www.viva.gr web sayfasından satın aldım. Biletimi ise Kos Adası limanında Blue Star acenta ofisinden teslim aldım. Bir kişi ve bir motosiklet için €48 ödeme yaptım. Yolculuk yaklaşık 10 saat sürüyor.






Soru : Cep telefonu, GoPro, fotoğraf makinesi gibi cihazlarının şarjı için ne yaptınız ?
Cevap : Kamp alanlarında elektrik mevcut ama €4 civarlarında, pahalı. Çoğu geceyi çadırda kamp alanı dışında bakir yerlerde geçirdik. İki tane 10bin mah ve 16bin mah lık PowerBank ım vardı. Gün içinde motosiklete bağlı seyyar yaptığım USB çakmaklık ile her iki PowerBank'ım full şarj oluyordu. Geceleri de tüm cihazları ve yedek pillerini şarj edebiliyordum. Enerjiden yana sorun yaşamadım.





Soru : Gümrük çıkışı free shop lardan alkol ve sigara satın aldınız mı ? Ücretleri ne kadardı ? Gümrük kontrolünde sorun oldu mu ?
Cevap : Alkol almadım. Yerinde; restoranda ve dozunda içtim :) Evet sigara aldım free shop tan. Kartonu (10 adet paket) €16 idi. Gümrük çıkışlarında kontrol, soran eden de olmadı.





 

Soru : Tur süresince yaptığınız paylaşımlarda yol alırken motosiklet üzerinde fotoğraf çekimleri gördüm. Nasıl yaptınız ve tehlikeli değil mi ?
Cevap : Evet doğru tehlikelidir. Önermem de !!!
Sürüş anında çekimler için Samsung WB250F Kompakt Fotoğraf Makinesi kullandım. WiFi desteğinden dolayı çektiğim kareler hem kendi SD-Card belleğine hemde cep telefonuma transfer oluyor. Bu şekilde fotoğraf ve videoların paylaşımı kolay oluyor. Kamera boynuma asılı ve hızım minimum düşükte. Herhangi bir tehlike, risk anında kamerayı elimden bırakıyorum. Ayrıca sağ kolda gazda hız sabitleyici var. Gazı bıraktığım noktada hızım sabit kalıyor. Motosiklet bir anda motor frenine girmiyor.




 

Soru : Bazı fotoğraflarınızda çöp yığınları gördüm. Sanki haftalarca toplanmamış. Hiç yerli birisine sordunuz mu ?
Cevap : Evet haklısınız. Çöp konteynırları. 
Çoğu yerde hatta çok klas merkezlerde bu kareler ile karşılaştım. Parga'da bir restoranda sordum. Devlet AB ekonomik paket önlemleri nedeniyle epey bir kamu görevlisini işten çıkarmış ve belediyelerde bu işten nasibini almış. Temizlik işleri sekteye uğramış ülkenin genelinde. Çöp toplama işini halk kendi imkanları ile hallediyormuş.





Soru : Yol kenarlarında küçük, maket evlerin anlamı nedir ?
Cevap : Minik Kiliseler. O noktada trafik kazasında kaybedilenler anısına yakınları tarafından yapılan model evler. Yunanistan'ta zamanında çok fazla trafik kazası oluyormuş. Daha sonra okullarda eğitim, ağır cezalar ve AB nin yol yapımı desteği ile oran epeyce düşmüş. Bu minik kiliselerin içinde her daim yanan bir mum, su, zeytinyağı, ekmek parçası, merhumun fotoğrafı ve ufak özel eşyaları bulunuyor.

Konusu gelmişken ayrıca değinmek istiyorum. Mezarlıkları da çok dikkatimizi çekti. 3-4 tanesinde durduk ve fotoğrafladık.


 

  
Tertemiz, bakımlı, taze çiçekler ve heykeller ile süslenmiş. Her yer mermer ve zemin çoğu yerde çim.


 
Bazı mezarlıkların ise toplu halde küçük evler şeklinde olması dikkatimizi çekti. Sanki aile mezarlığı gibi geldi bize.


Tur süresince aldığım notlardan derlemeler...


Atina'nın en işlek caddeleri dahil ülkede birçok dükkan, işletme artık kepenk kapatmış. Kapıları örümcek bağlamış. Ülkede ciddi bir ekonomik kriz mevcut.




Kavala'da dolaştığım sürece 4-5 tane gördüğüm bu büyük bill-board lar dikkatimi çekti.
"Kıbrıs'ı unutma. Davetsiz Türk misafirler, Kıbrıs'tan çıkın." :(




Kiliselerin bahçesinde kutular, poşetler bulunuyor. İhtiyaç sahipleri için içinde giyecek ve yiyecek malzemeleri bulunuyor.



 

Ülke genelinde grafiti çok yaygın. Buldukları her boş yere grafiti çizmişler. Hoş bir görüntü çıkmış ortaya.




Kiliselerin sayısı çok fazla. Dağ başında yolu olmayan yerlerde dahi mevcut. Hatta yol kenarlarında bir insanın girip ibadet edeceği kadar küçük kilise tarzında yapılar mevcut.



 

Yaz ayı dahi olsa özellikle yüksek rakımlı Mora yarımadası orta kesimlerinde bir anda karşınıza kara bulutlar çıkabiliyor ve yağmur altında kalabiliyorsunuz.




Yol yapımı olan yollarda yolun her iki tarafına bu tarzda seyyar, sinyalizasyonlu trafik lambaları yerleştiriliyor. Trafik tek yönlü olarak bu şekilde sırayla akıyor. Sürücüler de ışıklara uyuyorlar.




Feribot giriş-çıkışlarında araçlar yaya ve bisikletlilere çok saygılılar. Tüm yaya ve bisikletliler çıkış yaptıktan sonra araçlar feribota giriyor veya terk ediyor.




Gün içinde farklı iklim koşullarında ve tur süresince ortalama 250km/gün mesafe yol aldığımız için motosikletler için çok önem arz eden lastik hava basınçlarını 2-3 günde bir kontrol ettik.



 
 

Ülke genelinde köy, kasaba dahi yolları genelde iyi durumda. Fakat bazen bu tarz çöküntüler ile karşılaşabiliyorsunuz.



 

İkinci el, hurda araç işletme sayısı çok fazla. Çoğu yerde gözümüze ilişti. Bir de ayni tarz işi yapan işletme bir semtte sadece bir tane bulunuyor. Türkiye'de olduğu gibi bir cadde üzerinde on-onbeş tane bakkal olayı yok.





Yol kenarındaki tarlalarda, tepe eteklerinde güneş ererjisi paneli sayısı bir hayli fazla. Bu arazi sahipleri için bir nevi yatırımmış. Alınan devlet teşviği ile sistem kuruluyor, interconecte sisteme aktarılan elektrik ile aylık bir kazanç oluyormuş.




Evlerin çatısında da güneş enerjisi panelleri görülüyor. Sıcak su temini için oldukça büyük paneller bunlar. Sanırsam yatırım maliyeti fazla ama temiz, ucuz elektrik ihtiyacı sağlanıyor.










---------
Daha onlarca paylaşacağım var.
Bu sayfada DEVAM EDECEK...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme